BOKSİT

Genellikle oolitik, masif, toprağımsı ve kil gibi bulunur. Diyasporit, alümin, demir ve manganez hidroksitleri ve hidrarjirit gibi minerallerin karışımından oluşmuştur.

Boksit; sulu alüminyum oksit minerallerinin karışımından oluşan alüminyum cevheri oluşumunu sağlayan bu minerallerin başlıcaları böhmit, gibsit ve diaspordur. Beyaz, gri bazen sarı ya da kırmızı renkte olup, toprağımsı, kil görünümündedir. Oluşumlarına göre iki tür boksit cevheri vardır. Bunlardan birincisi, silikatlı kayaçlardaki silis, alkali ve toprak alkali minerallerin ayrışması ve suyla ortamdan uzaklaşması sonucu oluşur. Bu tür boksitlere silikat boksitleri adı verilir ve daha çok tropikal iklimlerde rastlanır. İkinci türdeki boksitler ise kalk boksitleri’dir. Alüminyum içeren asitli suların kalkerli yüzeylerden geçerken nötrleşmesi ve alüminyum iyonlarının ortamda çökelmesi yoluyla oluşur. Fransa, Yunanistan, Yugoslavya ve TÜRKİYE’de bulunan boksit cevherleri böyle olmuştur.

Boksit içerisindeki silis, demir, kalsiyum ve titan mineralleri cevher kalitesini düşüren maddelerdir. Cevherin kullanım alam, bu minerallerin bulunma miktarlarına göre belirlenir. Alüminyum endüstrisinde kullanılacak boksit cevherinde Al2O3 tenörü en az % 50-55 olmalıdır. Öte yandan % 3-5' den fazla SiO2 içeren boksitler alüminyum cevheri olarak değerlendirilmez. Ateşe dayanıklı refrakter tuğla yapımında kullanılacak boksit cevherinin kimyasal bileşiminde SiO2 % 5.5, Fe203 %20 ve TiO2 % 2,5’tan fazla olmamalıdır. Boksitlerin öteki kullanım alanı çimento endüstrisidir. Bunların bileşimindeki SiO2 miktarının % 8-9 değerini geçmesi istenmez.

DOLOMİT

Kalsiyum ve Magnezyumun çift karbonat bileşiği olan Dolomit’in kimyasal formülü CaMg(CO3)2 olup, dolomitin kalsitten ayrı özellikte bir mineral olduğu ilk kez Fransız Jeolog Deodat de Dolomieu tarafından belirlenmiş ve 1791 yılında Count Dolomien tarafından isimlendirilmiştir.

Kalsit, seyreltilmiş HCI çözeltisinde dolomitten çok daha fazla çözünmektedir. Böylece eğer taze bir yüzey üzerinde bu yöntem denenecek olursa, dolomitin bulunduğu yüzeye el lensi ile bakıldığında çeşitli rölyefler görülecektir. Diğer bir teknik boyama tekniğidir bu teknik aslında aragonit-kalsit ve dolomit yönünde azalan çözünme farklılığı esasına dayanmaktadır. Ancak bu yöntemin arazide kullanılması oldukça zordur, genellikle laboratuar ortamında kullanılmaktadır. X-Ray difraktometre teknikleri esas olarak iri boyutlu numunelerin karbonat mineralojisinin laboratuvar ortamında belirlenmesi için kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntemde kayaç içerisindeki kalsit dolomit oranı veya bu minerallerin yüzde değerleri bilinen bir standarda göre kıyaslanarak bulunabilir. Binoküler mikroskop kullanılarak yapılan ince kesit analizleri de bu karbonatlı kayaçların tanınmalarında yardımcı olmaktadır. Kalsit, dolomit ve ankerit'in ince kesitlerde boyama işlemi yapılmadan tanınmaları oldukça zordur. Bu tanımlamalar sırasında, karbonat taneciklerinin tipi, dokusu ve yapıları araştırılmaktadır. Tanımlamalarda kullanılan en önemli unsurlardan birisi de fosil ve fosil izleridir.

YUKARI